7 Ocak 2012 Cumartesi
2-3 gündür duygusal bunalım mıdır nedir ondan yaşıyorum ben!. İncir reçeli, yok efendim Aşk tesadüfleri sever vs ben hepsini oturup izledim. sonuç ne mi oldu? hepsinde de ağladım! hemde ne ağlamak! gören sanki bi' yakınıma bişey oldu sanar. -allah korusun tabi- sonra ben de buraya gelip bunları yazayım dedim. Ben bide bunların üstüne Edith piaf'ın filmini izleyeceğim. Shit! Bu ne demek; bu gecenin ilerleyen saatlerinde hala ağlayacağım demek!
Chateau Della Signora'dan Sevgilerle ;
Signora Dotty
tarafından şu saatte şatoya bırakılmış;
00:45:00
Hiç yorum yok:
5 Ocak 2012 Perşembe
Aşk Engel Tanımaz ^^
Yeni yıla sevgilisiyle dudak dudağa giren insanlar da oldu bu tatlı çiftler gibi ^^
Gösterinin ortasında sevgilerini sergilemekten utanmayıp sokak arasında sevişenler de...
Yaşadıkları fırtınalı hayata inat yeniden aşka tutunanlar da oldu..
Bazıları ise alışıla gelmişin dışında aşklar yaşadılar ve mutlu oldular! (:
Bunlardan bazılarını sizinle paylaşmak istedim :)
Elton John & David Furnish
Ünlü Şarkıcı Elton John uzun zamandır birlikte olduğu David Furnish ile görkemli bir törenle evlendi.ABD'de ekranın en tanınmış yüzlerinden Ellen De Generes ile oyuncu Portia Di Rossi de 2008 yılında evlenmişti.
Tabi bunların yanında hepimizin aşık olduğu yakışıklılar da yer almakta! ^^
Tabi bunların yanında hepimizin aşık olduğu yakışıklılar da yer almakta! ^^
Lorenzo Martone ve Marc Jacobs
Moda tasarımcısı Jacobs ile Lorenzo Martone 2008 yılında nişanlandıklarını açıkladılar.Düğün tarihi bir türlü kararlaştırıp evlenemediler. Hatta nişanı da iptal ettiler. Ama hala birlikteler ve bir kız çocuğu evlat edinmeyi planlıyorlar.
Neil Patrick Harris ve David Burtka
Onlar henüz evlenmediler ama bir aile oldular bile.
Çift, taşıyıcı anne aracılığıyla ikiz bebek sahibi oldu.
Ahh Neil aah... biz seni ne kadar çok seviyoruz hiç haberin var mı? o.O olsun biz yine de aşığız sana!
Chateau Della Signora'dan Sevgilerle ;
Signora Dotty
tarafından şu saatte şatoya bırakılmış;
18:50:00
2 yorum:
Bunlarla ilgili şeyler varmış burda:
Aşk,
Aşk Engel Tanımaz,
Ellen De Generes,
Elton John,
Sevgi
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
Bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
Ahmet Hamdi Tanpınar
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
Ahmet Hamdi Tanpınar
Chateau Della Signora'dan Sevgilerle ;
Signora Dotty
tarafından şu saatte şatoya bırakılmış;
14:22:00
Hiç yorum yok:
Bunlarla ilgili şeyler varmış burda:
Kaybetmek için erken,
sevmek için çok geç
4 Ocak 2012 Çarşamba
Seni az tanıyorum... az... sen de fark ettin mi? az dediğin, küçücük bir kelime. sadece a ve z. sadece iki harf. ama aralarında koca bir alfabe var. o alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var.
sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. biri başlangıç, diğeri son. ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. yan yana gelip de birlikte okunmak için. aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi.
Chateau Della Signora'dan Sevgilerle ;
Signora Dotty
tarafından şu saatte şatoya bırakılmış;
20:49:00
Hiç yorum yok:
Bunlarla ilgili şeyler varmış burda:
a ve z
Aşk
Chateau Della Signora'dan Sevgilerle ;
Signora Dotty
tarafından şu saatte şatoya bırakılmış;
20:06:00
2 yorum:
3 Ocak 2012 Salı
Sınavlar, Ben ve İncir Reçeli
Sınav haftası bu hafta.. tüm zor sınavlar bu haftada aslında. Ve ben bunlara aklımı tamamen verip çalışamıyorum bile. Nedenini ben de bilmiyorum ama yok tık yok beynimde. Ya anlamıyorum ya da çalışasım gelmiyor. Bugün matematik sınavım vardı. sormayın nasıl geçti diye çünkü pek iç açıcı değil. Blog falan yazmaya adadım ben kendimi. Arada düşünce yazıları yazdığım da olur..
Her neyse. Dün matematik sınavına çalışayım diye oturdum çalışma masama.. Ama tık yok. Yok Yok Yooook. Anlamıyorum hiç bi' şey. Kitaplar bana bakıyor ben kitaplara. En sonunda uzun zamandır izleyemediğim "İncir Reçeli"ni izlemeye karar verdim.
TANRIM! ben bu filme -izlememiştim oma olsun- bi' kez daha aşık oldum. her saniyesinde ağladım durdum. hele filmin sonunda... Aman tanrım. Bi' daha okadar şiddetli ağlayamam sanırım :/
Bi' alıntı yapmak istedim filmden.. en sevdiğim, en çok ağladığım sahneden bi' alıntı;
Her neyse. Dün matematik sınavına çalışayım diye oturdum çalışma masama.. Ama tık yok. Yok Yok Yooook. Anlamıyorum hiç bi' şey. Kitaplar bana bakıyor ben kitaplara. En sonunda uzun zamandır izleyemediğim "İncir Reçeli"ni izlemeye karar verdim.
DİNLEMEDEN GEÇMEYİN!!!
TANRIM! ben bu filme -izlememiştim oma olsun- bi' kez daha aşık oldum. her saniyesinde ağladım durdum. hele filmin sonunda... Aman tanrım. Bi' daha okadar şiddetli ağlayamam sanırım :/
Bi' alıntı yapmak istedim filmden.. en sevdiğim, en çok ağladığım sahneden bi' alıntı;
"Ben insanları arabanın camına vuran yağmur damlalarına benzetiyorum. Bazen, bir damla aşağı doğru kayarken, başka bir damlaya karışıp, güçlenerek daha hızlı ilerler. Ben de sana karıştım aşkım. İnsanlar acımasız, savurgan. Hiçbir şeyin sonu gelmeyecekmiş gibi davranıyorlar. Bir gün, şoförün camı açabileceğini hiç düşünmüyorlar."
"Bana bir şeyi sevme hakkı vermediler, ben de incir reçelini sevdim. İncir Reçeli sendin aşkım."
Chateau Della Signora'dan Sevgilerle ;
Signora Dotty
tarafından şu saatte şatoya bırakılmış;
20:51:00
4 yorum:
Bunlarla ilgili şeyler varmış burda:
Ağlamak,
Aşk,
Ben,
Halil Sezai,
İncir Reçeli,
Sınavlar,
Signora Dotty,
ve dahası
1 Ocak 2012 Pazar
yeni bir güne merhaba demek...
Aslında hep hayali kurulur yıl başı gecesinin nasıl geçeceğinin... Kimileri ailesiyle baş başa oturup, tombala oynayarak yeni yıla girmek ister. Bazıları ise arkadaşlarıyla dışarı çıkıp eğlenmek. Benim ailem ise ARKADAŞLARIYLA dışarı çıkıp eğlenmekten yana kullandılar tercihlerini. Eee biz de iki kuzen kaldık evde tek başımza. ne yapalım diye düşünürken içtiğimiz içkileri yarım bıraktığımız aklımıza geldi. Geçtik balkona; Ankara'nın eşsiz manzarası eşliğinde içtik içkilerimizi. yeni yıla da HALİL SEZAİ'nin şarkılarıyla ve elimizde biralarla girdik.. Biraz dertleştik kuzen kuzene.. İçimizde ne kaldıysa anlattık herşeyi birbirimize. Şunu anladım ki; kaç yıl geçse de Aşk aynı aşk, acı aynı acı. Ve mutluluk? o duygu ise her insana göre değişir. hepinize mutlu yıllar ^^ :)
Chateau Della Signora'dan Sevgilerle ;
Signora Dotty
tarafından şu saatte şatoya bırakılmış;
20:47:00
Hiç yorum yok:
Bunlarla ilgili şeyler varmış burda:
Ankara,
Aşk,
Halil Sezai,
İçki,
Kuzen,
Manzara,
Mutluluk,
Santa,
Signora Dotty,
Şarap
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













